Malum 14 Şubat yaklaşıyor vitrinler kırmızı-kırmızı , kalpli-malpli şekilli çikolatalar(Bu durum Türkiyede pek yaygın değil galiba) zırtlar-pırtlarla dolu. Şimdilik Çek Cumhuriyetinde pek bir şey göremedim nasıl oluyor bu Aziz Valentine günü diye.

Fakat sanırım haftaya öğrenir bir şeyler , yeni bir yazıyla karşınızda olurum. Bir çok şeyde olduğu gibi Avrupa nın tüketim çılgınlığının ülkemize Sevgililer günü diyerek lanse edilmesi. Hani uzun uzun bir yerlerden bulup kopyalardım bu Aziz Valentine kimmiş ? ne yapmış ? falan filan diye ama gerek yok bence
Bir çoğumuz da biliyordur zaten. Kısaca anlatayım : Bu Aziz Valentine ye öldürülme emri gelir (tabi bu öldürülme emride aşk ile ilgili) ve bu amcamızda aşık olduğu -öncelerde kör olan-, bu amca sayesinde gözleri açılan, hapis yatttığı hapishanede çalışan bir gardiyan ın kızı güzel Julia ya bir kart yazar ; kartta
Tanrı’ya hep yakın olmasını öğütler ve notun altını “Senin Valentine’ından” diye imzalar.
Bu hikaye uzun uzun başı da var , devamı da, ama kısaca bu , bunu bilmek yeter şimdilik
Bırakın böyle incikli boncukla pahalı şeyler almayı artık bakın Aziz Valentine amcamız kart atmış. Sizde öyle yapın. Pahalı hediyeden yırtmış olursunuz sevgiliniz bir şey derse “işin aslı buymuş kızım hem önemli olan hatırlamak değil mi ?” deyip işin içinden yırtmaya çalşıabilirsiniz. Yalnız ben bir sorumluluk kabul etmiyorum. Birde sevgiliniz her dilden “Seni Seviyorum” u bilen tiplerdense aşağıdaki video yu izletebilirsiniz
Je T’Aime (Lara Fabian ).
En kısa zamanda görüşmek üzere stressiz ve masrafsız günler dileklerimle
Dipnot : Ayrıca bu 15 Şubat (14 Şubat ertesi nin)ın ayrı bir hikayesi ve inanışı varmış Romalı gençler arasında. İsteyen araştırsın
